Ani başlayan çok şiddetli yan (böbrek) veya kasık ağrısı, bulantı-kusma ve idrarda yanma ile acile başvuran hastalarda yapılan idrar tahlili sonrası genellikle konulan tanıdır. İdrar tahlilinde kan hücreleri (eritrosit, lökosit) ve kristaller görülür. Bu hastalara acil şartlarında ağrı kesici yapılarak bir reçete yazılır (genellikle ağrı kesici ve antibiyotik). Hastalara mesai içerisinde üroloji polikliniğine gitmeleri söylenir.

 

Kum dökme adından da anlaşıldığı gibi kişinin böbreklerinde oluşan kristal veya taşın hareket etmesi sonucu oluşan bir tablodur. Böbreklerden idrar akışı ince idrar kanallarıyla idrar kesesine (mesane) oradan da dışarıya doğrudur. İdrarla böbrekten idrar kanalına doğru hareket eden taş idrar akışını engeller ve böbrekte şişme yapar ve böbrek gerilir. Böylece şidddetli ağrı ve bulantı-kusma şikayetleri belirir. Taş idrar kanalına doğru ilerledikçe ağrı kasıklara yayılır ve idrara daha sık çıkma isteği olur. Bu arada idrar rengi koyulaşır ve hatta kan görülebilir. İdrar yaparken yanma hissedilebilir. Ağrı o kadar şiddetlidir ki hastalar acil servise başvurur. Bu klinik tabloya renal kolik denir.

Renal kolik acil servislere en sık karşılaşılan üroloji kaynaklı durumdur. Tüm yaşamı boyunca kum dökme veya renal kolik dediğimiz durum nedeniyle acil servise başvurma riski %10’dur. Kum dökme sonrası tekrarlama riski ilerleyen 10 yıl içinde %50’dir. Yani toplumda her 10 kişiden biri hayatı boyunca en az bir kez kum döküyor. Ve bu kum dökenlerin yarısında bu durum uygun tedavi yapılmadığı takdirde tekrarlar.

KUM DÖKENLERDE HANGİ TAHLİLLER YAPILMALI?

Kum döken hastalara idrar ve kan tahlilleri yapmak gerekir. Böbrek fonksiyon testleri (üre-kreatinin), kan elektrolit düzeyleri (sodyum, potasyum, klor, kalsiyum) ve enfeksiyon belirteçleri-testleri (kan sayımı, CRP, idrar tahlili ve kültürü gibi) bakılır.
Hastaların tetkikleri sonucunda idrarında genellikle kan hücreleri (eritrosit, lökosit) görülür. Böbrek fonksiyonları hafif yükselmiş olabilir. Böbrek fonksiyonu yükselmiş olan hastalar daha yakın takip edilmeli, böbrek fonksiyonunu daha da bozacak ilaçlar kullanılmamalıdır. Böbrek taşı olan veya kum döken hastalarda enfeksiyon da eşlik edebilir. İdrar yollarındaki tıkanıklık sonuçta enfeksiyona sebep olabilir. Bu hastalar da yakın takip edilmeli, enfeksiyonu antibiyotik tedavisi ile kontrol altına alınmalıdır. Enfeksiyon kontrol altına alındıktan sonra idrar akışı sağlanmalıdır.

 

KUM VEYA TAŞ DÖKENLERDE BÖBREK FİLMİ GEREKLİ Mİ? NELER YAPILMALI?

İdrar yoluna düşen taşın idrar yolunun neresinde olduğu, taşın boyutu, böbrekteki şişliğin-tıkanıklığın ciddiyeti, böbrekte başka bir taşın olup olmadığı çekilecek filmlerle anlaşılır. Bu amaçla genellikle ilk başvurulan film idrar yolları ultrasonografisidir. Ultrason ile hastalar radyasyona maruz kalmadığı için çocuklarda ve gebe hastalarda güvenle kullanılır. Ancak ultrason idrar kanalındaki ve özellikle çok küçük boyuttaki taşları gösteremeyebilir. Bu durumda bilgisayarlı tomografi kullanılır. Bilgisayarlı tomografi böbrek ve idrar yollarındaki taşları en iyi gösteren yöntemdir.

KUM DÖKEN HASTALAR NASIL TEDAVİ EDİLMELİ?

Böbrekten idrar kanalına düşen taş boyutu 5mm’den küçükse %70-85 oranında kendiliğinden düşer. Bu hastalar için ağrı kesici tedavi aslında yeterlidir. Bol sıvı alarak idrar miktarı artırılıp kolayca düşmesi sağlanabilir. Halk arasında sıkça önerilen ip atlama aslında doğru bir yaklaşımdır. Hangi spor yapılırsa yapılsın hareket taşın aşağıya doğru ilerleyişini hızlandırır. Hatta erkeklerde cinsel aktivite sırasında penis kan damarlarını genişleten madde idrar kanalını da genişletir ve böylece idrar kanalındaki taşların düşmesini kolaylaştırır. Bunlar dışında idrar kanallarını genişleten prostat ilaçları da yaygın olarak kullanılmaktadır. Artık bu ilaçlar daha çok 5-10mm arasındaki taşlar için önerilmektedir.

Nadiren de olsa 5mm’den küçük olmasına rağmen düşmeyen taşlarda böbrekte tıkanıklık ve böbrek fonlksiyonlarında bozulma, ağrı kesicilere cevap vermeyen şiddetli ağrı varsa öncelikle ses dalgası ile taş kırma tedavisi (ESWL) önerilir. Taş kırma tedavisinden de fayda görmeyenlerde endoskopik lazerle taş kırma tedavisi (URS) uygulanır.

İdrar kanalın üst kısmındaki (proksimal üreter) 5 milimetreden daha büyük taşlarda öncelikle ses dalgası ile taş kırma tedavisi (ESWL) uygulanır. Bazı taşlar kimyasal yapısından dolayı sert yapıdadır ve taş kırma ile kırılamaz. Veya bazı hastalar bu tedaviye uygun değildir. Bu durumlarda endoskopik lazer ile taş kırma tedavisi (URS) uygulanabilir.

İdrar kanalının alt kısmında, idrar kesesine yakın kısmında bulunan (distal üreter olarak tanımlanır) 10 milimetreden küçük taşlarda ilaç tedavisi uygulanabilir. Genellikle kanal genişletici prostat ilaçları verilip taşın kendiliğinden düşmesi beklenir. Prostat ilaçlarına ilaveten hastaların şikayetlerini hafifletecek ağrı kesici, bulantı önleyici ilaçlar reçete edilir. Böbrek fonksiyonları ve böbrekteki şişlik yapılacak kontrollerde takip edilir. Ilaç tedavisine cevap vermeyen hastalarda URS veya ESWL önerilir.

Sonuç olarak kum döken (renal kolik geçiren) hastalar ağrılı dönemin uygun tedavisi sonrası böbrekler ve idrar yolları detaylı değerlendirilmelidir. Tedavi tercihleri ilaç tedavisi- ESWL veya URS şeklinde hastaya özel uygulanabilir.