Böbrekte oluşan kristaller veya bunların kümelenmiş hali olan taş böbrek içinde sessizken yani hastada hiçbir şikayet yapmazken idrar kanalına doğru hareket eder. İdrar böbrekten idrar kesesine üreter denilen 25-30cm uzunluğunda iç çapı 3mm olan bir borucuk-kanal ile taşınır. Üreter duvarında kas dokusu vardır ve ritmik kasılarak içeriğini idrar kesesine taşır. Böbrekten idrar kanalına düşen kristal veya taşlar küçük çapta ise kolayca idrar kesesine doğru taşınır. Taş hareketi sırasında üreterin iç yüzeyinde hasara yol açıp idrarda kanamaya sebep olabilir. Bu kanama bazen hastalar tarafından gözlenir bazen de yalnızca yapılan idrar tahlilinde görülür. Acil servise başvuran kum döken veya taş düşüren hastaların idrarında kan görülmesinin sebebi budur.

İdrar kanalının içinde düşen taşa tıbbi terminolojik olarak üreter taşı denir. Üreterin böbrek ile mesane arasında kısımları 2 veya 3 bölüme ayrılabilir: Üst (proksimal), orta, alt (distal) veya sadece proksimal ve distal üreter. Taşın bulunduğu yere göre hastanın şikayetleri de bizlerin tedavi seçenekleri de değişkenlik gösterebilir.

Böbrekten üreter içine ilerleyen taş böbrekten üretilen idrar ve üreterin peristaltik hareketleri ile aşağıya mesaneye doğru hareket eder. Taşın üreterde ilerlemesini birkaç faktör etkiler:

Taşın boyutları (en-boy): Taşların çapı arttıkça üreter içinde ilerlenme şansı ve kendiliğinden düşme şansı azalır. Örneğin 5mm’den küçük taşların kendiliğinden düşme şansı %85 iken 7mm bir taşın düşme şansı %45, 10mm taşın düşme şansı ise %25’tir.

Taşın bulunduğu yer: Taş böbrekten idrar kesesine kadar idrar kanalı içinde ilerlerken takılıp kalabilir. Üst kısımda bulunan taşların kendiliğinden düşme şansı %22-48, orta kısımda bulunanların %46-60, alt uçta bulunan taşların düşme şansı ise %70-75 arasındadır.

Taşın aynı yerde bulunma süresi: Uzun süre aynı yerde takılı kalan taşlar üreter duvarında ödem yapar ve bu durum da düşme şansını düşürür. Yaklaşık 30 gün aynı yerde hareket etmeden kalan taşlar impakte-duvara yapışmış taşlar olarak tanımlanır.

Taşın yüzey yapısı: Düzensiz pürtüklü veya dikensi yüzeyli taşların kendiliğinden düşme şansı, düzgün yüzeyli taşlara göre daha düşüktür.

Enfeksiyon varlığı: Enfeksiyon varlığında taşın kendiliğinden düşme şansı azalır.

Tıkanıklığın derecesi: Üreteri tamamen tıkayıp idrar geçişine engel olan taşların kendiliğinden düşme şansı düşüktür.

Yaş: Çocuk hastaların üreterleri daha esnek yapıda olup daha büyük taşları kendiliğinden düşürebilirler.

Bu faktörler tek başına veya birlikte taşın düşmesine etki eder. Onun dışında henüz sebebi bilinmeyen faktörler de olabilir. Taşın kendiliğinden düşmesini beklerken böbrek fonksiyonları ve hasta iyi takip edilmelidir. Şiddetli ağrı nedeniyle her gece acile başvuran, sosyal aktivitesini ve iş hayatını engelliyorsa ve en önemlisi böbrekte ciddi şişme ve fonksiyon bozukluğu varsa taşın düşmesini daha fazla beklemeyip tedavi aşamasına geçilmelidir.