Böbrek ağrısı

Böbrekler karnımızın arka duvarı dediğimiz bağırsakların ve karın organlarının arka kısmında, omurgamızın her iki yanında bulunan 2 adet fasulye şeklinde olan iki organdır. Yaklaşık 10-12 cm boyunda ve 150gr ağırlığındadır. Esas görevi kanı süzerek vücudumuzun artık-toksik ürünlerini oluşan idrarla dışarı atmaktır.

Böbrek ağrıları genellikle sırtımızda omurgaların yanında kaburgaların alt kısmından kalçaya kadar olan bölgede hissedilir. Bazen  bu ağrı kasıklara yayılabilir. Bu bölgede hissedilen ağrılar her zaman böbrekle alakalı olmayabilir. Karın organlarının hastalıkları, bel fıtığına bağlı sinir sıkışmaları, kas spazmları, zatürre (pnömoni) ve hatta kalp-damar hastalıkları bu bölgede ağrıya sebep olabilir.

Böbrek ağrısının özellikleri

Böbrek ağrısı özellikleri ile diğer ağrı sebeplerinden ayırt edilebilir. Böbrek ağrısını hastalar yaşadıkları en şiddetli ağrı olarak tarif ederler. Doğum sancısına da benzetilir. Gelip geçici ve kıvrandırıcıdır. Bulantı, kusma isteği de eşlik edebilir. Vücudun pozisyonuyla değişmez. İdrar yaparken yanma, renginde koyuluk hatta kan görülebilir. Ağrı aşağıya doğru, kasığa ve cinsel organlara yayılabilir. Beraberinde idrar yolu enfeksiyonu da varsa yüksek ateşi olabilir.

Sırt bölgesinde sıklıkla bel fıtığı veya sinir sıkışmasına bağlı ağrılarla böbrek ağrıları karışır. Böbrek ağrıları genellikle kalçaya veya bacağa uzanmaz.  Pozisyonla, eğilip kalkmakla değişmez. Böbrek ağrısında o bölgeye vurmakla (perküsyon dediğimiz muayene yöntemi) şiddetli ağrı duyarlar. 

Böbrek ağrısı neden olur?

Genellikle böbrekte sessiz duran bir taşın idrar kanalına hareket etmesiyle idrar kanalı tıkanır. Böbrekte üretilen idrar tıkanıklık nedeniyle böbrekte şişmeye sebep olur. Böbreğin dışını saran zar (kapsül) böbrek şiştiği için gerilir ve böbreğin kapsülünü saran sinir ağı uyarılır ve ağrı oluşur.

Yine böbrek dokusunda ödem ve sonuçta kapsülde gerilme yapan böbrek enfeksiyonları, tümörleri, kistler de benzer mekanizmayla ağrı oluşturur. Ancak bu ağrı taş ağrısı gibi ani gelişmediği için hastalar bu ağrıyı çok şiddetli hissetmezler. Bu ağrılar zaman içinde oluşur ve o bölgede içerde hissedilen sancı veya dolgunluk şeklinde tarif edilir.